Alerji, bedeninizin bir maddeye veya olaya karşı verdiği “istemiyorum” tepkisidir.
Tıpkı bedenin istemediği bir besini, kusma refleksiyle dışarı attığımız gibi, alerji de vücudun istemediği bir maddeye verdiğimiz tepkinin adıdır. “Neden” diye soramadığımız, sebebi hücrelerimizde cevap olarak gizli bir “hayır”dır bu... Bu da demektir ki içinde kimyasal olan hiçbir şeye dokunmayacaksınız! Organik sertifikalı kozmetik ürünleri sizin için üretildi! LilaAlışveriş'te bu ürünleri görebilirsiniz...
Gıda alerjileri, meslek alerjileri olduğu gibi kumaşla, meyveye, mantar sporlarına, polene, halı tüylerine, boyaya ve ilaçlara karşı olan alerji çeşitleri de vardır.
Alerji, ciltte kızarıklık, kaşınma, su toplama, yanma olarak da belirebilir; nefes alamama, ishal, şişme, şok, olarak da... Ailenizde alerjik insanlar varsa genetik olarak yatkınsınızdır.
Alerjiye verilen ilaçların hepsi, verdiğiniz belirtileri baskı altına almaya yöneliktir. Yani bünye o şeye karşı duyarsızlaştırılmaya çalışılır. Böcek gördükçe korkan bir bireyin gözüne bant takarak böceği görmemesini sağlamak gibi... Ama böcek oradadır.
Şimdi kozmetik alerjilerinden söz edeceğiz. Çünkü bilim adamları alerjiye neden olan gen ve kromozomları keşfetmeye çalışırken biz kozmetik kullanmaya devam ediyoruz. Ve insan bedenine yabancı bin bir çeşit katkı maddesi ile beslenerek, gitgide daha çok alerjik insan yaratmaya devam ediyoruz.
(İnsanların %30’a yakınının alerjik tabiatlı olduğunu bilin ve hemen paniklemeyin.) Alerji olmadan da kozmetik kullanmak, seçmek mümkün...
Neden alerjik insanlar çoğalıyor?
Cevabı net: Doğada saf olandan uzaklaştığımız, kimya, sentetik ve metal üzerine yaşam kurduğumuz için!
İnsan bedeni her zehre karşı bir savunma ile donanmış. Ama her taraftan suni bombardıman olunca bedenler “istemiyorum” diye bağırmaktan yoruluyor.
Deri yoluyla, havadan ve gıda ile alınan doğaya aykırı ve bedenin yabancı bulduğu her şey nesilden nesle yeni tepkiler olarak aktarılıyor. Bir çocuğun hem annesinin hem babasının alerjik olması, çocuğun alerjik doğma riskini %50’ye çıkarıyor.
Bundan 30 yıl öncesine kadar havaya bunca zehirli gaz atılmıyordu, tavukları kemik tozuyla yapılmış yemle besleyip tüketmiyorduk, günde iki kez yumurtlasın diye hayvanı karanlıkta tutup, ışık yakıp “güneş doğdu” diye kandırmıyorduk. Tavuklar da yorgun bizler de... Biberleri iki günde yenebilecek hale getiren hormonlu gübre de, yediklerimize renk ve tat veren 2000’den fazla gıda katkı maddesi de yoktu!
Kendi bir “zehir” olan tütüne bile günümüzde sigara yapılırken 600’den fazla katkı maddesi konuluyor. Her şey, âdemoğlunun bağışıklık sisteminin her sene ayrı bir maddeyle şoke edilmesi ile başlamış olmalı!
Kozmetik alerjisi nasıl olur?
Bağışıklık sisteminiz vücudunuzu yabancı maddelerden korumak için savaşan askerlerle doludur. Her gün sağlık durumunuzu devam ettirmek için hücrelerinizi yoklar, bedendeki maddeleri tanımlar.
Bazı kişilerin bünyesi, kozmetik içinde kimsenin tepki vermediği bir maddeyi yabancı sanabilir, hatta sabunun içindeki zerreleri bile “yabancı madde” olarak tanımlayabilir! Bunun sonucu olarak deri tepki başlatır.
Ürün “hipoalerjenik” de olsa, dermatolojik olarak test edildiği de söylense, nadiren bazı ciltlerin tepki vermesinin sebebi budur.
Kozmetiği ilk kullanırken, yüz derisinde değil, kol içinde az miktarda iki üç gün denemeniz bu yüzden önerilir. Eşantiyonlar, testerler bunun için vardır.
Unutmayınız ki güneşte harap olmuş ciltlerin bağışıklık sistemi de zedelendiğinden alerji riski her sene artar.
Hangisi alerji yapıyor nasıl bileceksiniz?
Diyelim ki yüzünüze üç çeşit ürün kullanıyorsunuz. Nemlendirici, gece kremi ve göz çevresi jeli... Her birini bir gün kullanarak sorumlu olanı tespit edebilirsiniz.
Sonra ürün içindeki koruyucu maddelerin listesini satış uzmanı ile gözden geçirerek, bir sonraki seçiminizde “sakınacağınız” başlıkları belirleyebilirsiniz.
Saç boyalarının, kılların rengini açan kremlerin ve tüy döken kremlerin alerji riskinin yüksek olduğunu unutmayın!
Peki, alerji riskini en aza indirerek nasıl kozmetik seçebilirsiniz?
Kozmetiklerin içerisinde binlerce cins kimyasal madde vardır. Bunların bir kısmı küflenmeyi önlemek için, (kozmetiğin kullanım ömrünü uzatma) renklendirmek için, kokulandırmak için, bir kısmı da çabuk etki etmesi içindir.
Cildiniz hassas ise asit içerikli, sert kimyasallardan kaçınmalısınız. Uzun sürede etkisini gösteren ama güvenli, bitkisel temeli olan onarıcılar seçin. Mineral yağ, alkol ve parfüm içermemesine dikkat edin. Peeling'inizin (arındırıcı) kum taneciği gibi granüller içermemesi gerekir. Kimyasal peeling'den de uzak durun!
Zaten tahrişe yatkın olan cildi ölü hücrelerden arındırmak için yumuşak ve arap sabunu temeli olan temizleyiciler seçin.
O kadar çok kozmetik çeşidi arasından mutlaka cildinize uygun olanı bulacaksınız. Bilinçli seçim alerji riskinizi minimize eder.
(Neye alerjik olduğunuzu doktorunuz testler yaparak bulur. Gerekirse dermatologa danışın.)
Alerjik insanlar, seyreltilmiş bitki yağlarına genelde tepki vermezler. Sentetik içerikli olanlara nazaran tabii ki daha güvenlidir ama unutmayın ki bazı bitki özleri ve doğal maddeler de tahriş yapabilir.
(Okaliptüs, yüksükotu, akasya yaprağ›, mısır püskülü, defne, düğün çiçeği, acıbadem, baldıran vs. içeren ürünler)
Alerjiyi çağırmamak için:
Ayşenur Yazıcı